TOTBİD Dergisi

TOTBİD Dergisi

2020, Cilt 19, Sayı, 6     (Sayfalar: 894-901)

Diz avasküler nekrozu

Oğuzhan Korkmaz 1, Figen Koçyiğit 2, Ersin Kuyucu 1

1 İstanbul Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı, İstanbul
2 İstanbul İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi, Fiziksel Rehabilitasyon ve Tıp Anabilim Dalı, İstanbul

DOI: 10.14292/totbid.dergisi.2020.112
Görüntüleme: 125
 - 
İndirme : 67

Avasküler nekroz çeşitli nedenlere bağlı olarak eklem artrozuna kadar gidebilen yıkıcı bir hastalıktır. Kalça ekleminden sonra en sık tuttuğu eklem olan diz ekleminde avasküler nekroz üç kategoride incelenebilir: spontan diz osteonekrozu (SPONK), sekonder osteonekroz (ON) ve artroskopi sonrası ON. Osteonekroz kategorilerinden bağımsız olarak, bu hastalığın tedavisi daha fazla ilerlemeyi durdurmayı veya dizin son dönem artritinin başlangıcını geciktirmeyi amaçlamaktadır. Bununla birlikte, önemli bir eklem yüzeyi çökmesi meydana geldiğinde veya dejeneratif artrit belirtisi olduğunda, eklem artroplastisi en uygun tedavi seçeneğidir. Halen, cerrahi dışı tedavi seçenekleri gözlem, steroid olmayan anti-enflamatuvar ilaçlar (NSAID`ler), ağırlık vermeden mobilize olma ve gerektiğinde analjeziden oluşur. Cerrahi müdahaleler, hastalığın kapsamına ve türüne bağlı olarak; eklem koruyucu cerrahi, tek taraflı diz artroplastisi (UKA) veya total diz artroplastisini (TKA) içerir. Genellikle sadece altta yatan subkondral kemiğin etkilendiği olgularda, kollaps öncesi ve kollaps sonrası bazı lezyonlarda eklem koruyucu prosedürler yani artroskopi, kor (core) dekompresyon, osteokondral otogreft ve kemik greftleme denenir. Tersine, şiddetli subkondral çökme meydana geldikten sonra, eklemi kurtarmaya çalışan prosedürler nadiren başarılıdır ve ağrıyı hafifletmek için eklem artroplastisi gereklidir.

Anahtar Kelimeler : avasküler nekroz; diz; spontan diz osteonekrozu; diz ağrısı